Ticaret ve Sanayi Girişimcileri Derneği (TİSAG) Dünya Sağlık Günü dolayısıyla Çerkezköy Golden Palas Hotel' de "Yaşama Sanatı" isimli bir konferans düzenlendi. Optimed Hastanesi’nin katkılarıyla gerçekleşen konferansa konuşmacı olarak katılan Yaşam Sanatçısı Saffet Dağdeviren, "Yaşam bir fırsattır. İyiye veya kötüye kullanmak sizin elinizde. Bu size bağlı bir şey. Sizin dışınızda kimse bundan sorumlu tutulamaz. Sorumluluk her bireyin kendisine aittir" dedi.
Dünya Sağlık Günü dolayısıyla Tisag’ın organize ettiği ve Optimed Hastanesi’nin desteklediği Yaşama Sanatı konferansı Çerkezköy Golden Palas Hotel' de gerçekleştirildi. Konferansa konuşmacı olarak Yaşama Sanatçısı Saffet Dağdeviren katıldı.SORGULANMAYAN HAYAT YAŞAMAYA DEĞER DEĞİLDİRAnı yaşamanın önemini vurgulayarak konuşmasına başlayan Dağdeviren, herkesin kendi hayatı için hem hasta hem ilaç olabileceğini söyledi. Toplum tarafından dayatılan kurallarla yaşantımızı idame ettiğimizi sözlerine ekleyen Dağdeviren, doğum ve ölüm arasında yaşananların sıradanlaştırıldığını ifade etti. Yaşantımızda sorgulamanın eksik olduğunu dile getiren Dağdeviren, vizyon sahibi olmanın önemine vurgu yaparak, Sokrates’in "Sorgulanmayan hayat, yaşamaya değer bir hayat değildir" sözlerine dikkat çekti.GERİ DÖNÜP BAKTIĞINIZDA 'NE YAŞADIM BE' DİYEBİLMELİSİNZ"Yaşam bir fırsattır. İyiye veya kötüye kullanmak sizin elinizde. Bu size bağlı bir şey. Sizin dışınızda kimse bundan sorumlu tutulamaz. Sorumluluk her bireyin kendisine aittir" diyen Dağdeviren, "Hayatının sonunda geriye dönüp baktığında yalnız molalarda yaşadığını görmek istemiyorsanız, hayattayken her anı dolu dolu yaşabilmeli ve bu dünyadan ayrılırken ‘ne yaşadım be’ diyebilmelisiniz" şeklinde konuştu. DEĞİŞMESİ GEREKEN SENSİNMutluluğun mala, mülke, iktidara ya da prestije değil, sevgi ve saygıya dayalı insan ilişkilerine, insanın kendini tanımasına bağlı olduğunu da dile getiren Dağdeviren, "Bunun için paltonuzu vestiyere bırakıp eğlenceye katılmalı, bu olağanüstü yaşamın tadını çıkarmalısınız. Okuduğum bir kitapta ‘Evren olduğu haliyle mükemmeldir. Değişmesi gereken sensin!’ diye bir söz vardı. Yaşam denilen bu şölenin içinde olmak istiyorsanız bu sözün peşine takılmalısınız. O zaman hem kendiniz için doğru olan bir hayatı yaşayacaksınız, hem de hayat sizin için yeniden doğacaktır" dedi.UMUDLARINIZ SIRADAN OLMASINMevlana, Divan-ı Kebir’inden de örnekler veren Dağdeviren, " Mevlana, ‘Bir istek, bir ideal için yola çıkan kişinin karşılaştığı zorluklardan şikayet etmeye hakkı olamaz’ der. Sizce de haklı değil mi? Geleceğe yönelik olarak hayalinizde yarattığınız güçlü umut, hem geçmişin acılarından sıyrılmanıza, hem de mevcut sıkıntılara katlanma yürekliliğini göstermenize yardımcı olur. Hayata sıkı sıkı sarılma anındaki umudunuz basit bir beklenti veya sıradan bir arzudan ibaret olmamalı. Basit olması durumunda bilmelisiniz ki, engellenebilir veya vazgeçebilirsiniz. Umudun hayal kırıklığı ile sonuçlanmaması için ‘sarılmaya değer bir amaca’ yönelik olması gerekiyor" dedi.YAŞAM ALANINIZA MÜDAHALE ETTİRMEYİNMutlu bir evliliğin nasıl gerçekleşeceği hakkında görüşlerini dile getiren Dağdeviren, "Öncelikle mutlu bir evlilik için eşinizin sizden farklı bir birey olduğunu kabul etmeniz gerekiyor. Eşinizi dinlemeyi ve ona hizmet etmeyi bilmeniz gerekiyor. Bunların karşılığında da mükafatlarınızı mutlaka alırsınız. Evlendikten sonra biz artık bir birey olduk, her şeyimiz ortak oldu gibi sözler asla gerçeği yansıtmaz. Evlilikten sonra önemli olan ortak yaşam alanı yaratabilmek ve kendi yaşam alanlarımıza müdahale edilmesine izin vermemektir. Evlilik sonrası kendi yaşam alanınıza müdahale edilmesine izin verirseniz giderek mutsuz bir evlilik yaşamaya başlarsınız" dedi.